Aralık sayımız çıktı! 


Dergimizin 150. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Dr. Müge Uğurlu, doğal içerikli ve günümüz normlarına saygılı modern dermokozmetik serisinin detaylarını Quality'e anlattı

03.11.2021

The M dermokozmetik ürünleri doğal içerikli ve vegandır. Cildin ana ihtiyaçlarına odaklanmış kadın erkek kullanımına uygun formüle edilmiştir.


Kadim bilgilerde yer alan bitkilere ait reçeteler aradan yüzyıllar geçse de bugün bilim insanları tarafından en çok referans alınan kaynaklardan. Ölmez çiçeği, buğday, nar ekstraktı ve kırmızı üzüm çekirdeği gibi çok çeşitli bitkilerin cilt üzerindeki iyileştirici etkisini literatürde araştıran Dr. Müge Uğurlu, doğal içerikli ve günümüz normlarına saygılı modern bir dermokozmetik serisi geliştirmiş. The M isimli bu markanın birincil ilkesi doğaya saygılı olmak.


Doktor kimliğinizle doğal içerikli bir dermokozmetik markası geliştirdiniz. Bize kendinizi biraz tanıtır mısınız?

Ana uzmanlık dalım radyoloji aynı zamanda medikal estetik uygulayıcısıyım. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2016 yılına kadar uzman doktor olarak çalıştım. 2016 yılından sonra tıpta bütünsel yaklaşımlarla ilgilenmeye başladım. Yurt içinde ve yurt dışında homeopati ve aromaterapi eğitimleri aldım. 2018 yılında M Clinic Pharma ilaç ve kozmetik firmamı kurarak The M dermokozmetik markasını geliştirmeye başladım.




The M dermokozmetik ürünlerinden bahseder misiniz?

The M dermokozmetik ürünleri doğal içerikli ve vegandır. Cildin ana ihtiyaçlarına odaklanmış kadın erkek kullanımına uygun formüle edilmiştir. Altı üründen oluşan serinin ana etken maddesini ölmez çiçeğinin esansiyel yağı oluşturmaktadır. O yüzden bu seriye “Immortelle” yani “Ölmez Çiçeği” adını verdik. 


Bu seriyi formüle ederken ölmez çiçeğinin hangi özelliklerinden faydalandınız? Serinize ilk ölmez çiçeği ile başlamanızın sebebi nedir?

Kadim kültürlerden beri ölümsüzlüğü simgeleyen bir çiçeğin koparıldıktan sonra bile solmaması, altın sarısı rengini koruması ve bilimsel olarak da çiçeklerindeki etken maddenin kuvvetli anti-aging özelliğe sahip olması beni bir hekim olarak çok etkiledi. Ölmez çiçeğinin sadece anti-aging değil, bilimsel olarak kanıtlanmış cilt üzerinde anti-oksidan, anti-mikrobiyal, hücre yenileyici ve akne izlerini azaltıcı etkileri de mevcut. 


Tüm ürünlerinizin aynı zamanda çok zengin doğal içerikleri var. Bu ürünlerde hangi etken maddeler kullanıldı? Bunları nasıl bir araştırma süreci sonunda seçtiniz? 

Ölmez çiçeğinin yanında tüm ürünlerimizde, özelliklerine göre doğadan başka gelen etken maddelerde kullandık. Bunlar anti-oksidan etkisi kuvvetli kırmızı üzüm çekirdeğinden elde edilen resveratrol, göz altı morluklarına iyi gelen arnica montana, buğdaydan elde edilen hyalüronik asit, nar çekirdeği özü ve detoks etkisi kuvvetli bentonit kil. Ürünlerimizi oluştururken literatür taramaları yaptık. AR-GE çalışmalarımız üç sene sürdü. 


Hyalüronik asit, cilt nemlendirmesinde son dönemde en farkındalık uyandıran etken maddelerden. Sizin ürünlerinizde hyalüronik asit, -alışılagelmişin dışında- buğdaydan elde ediliyor. Bu doğal etken maddesini nasıl keşfettiniz? 

The M ürünlerini geliştirirken hayvan deneyleri yapılmamıştır. Aynı zamanda vegan olan ürünlerimizde hayvansal kaynaklı hiçbir madde de kullanmadık. Literatür araştırmaları sonucunda buğdayın çok kuvvetli bir hyalüronik asit kaynağı olduğunu gördük. Günümüz teknolojisinde bu etken maddeyi bitkiden ayrıştırarak elde etmek mümkün. Biz de nemlendirici kremimizde buğdaydan elde edilen hyalüronik asit kullandık. Buğdaydan gelen hyalüronik asidin cilde çok büyük nem kazandırma özelliği var. 




Ürünlerinizde koruyucu madde, SLES, paraben ve parfüm bulunmuyor. Bunun avantajları nedir? 

Hedefimiz ürünlerimizde her zaman ciltte en yüksek düzeyde iyileştirme sağlarken zarar vermemek oldu. Bu yüzden gereksiz maddelerden uzak duracak şekilde formüle ettik. 


Sosyal medyanızda The M markasını sanatla bütünleştirdiğinizi görüyoruz. Burada bir yandan da ressam kimliğinizi belirtirsek, ‘sanat ve doğa’ size ne anlam ifade ediyor? Bu birlikteliğin markanıza katkısı nedir?

Sanatın en büyük kaynağı tarih boyunca sınırsızlığı ve zenginliği ile doğa olmuştur. Sanat ve doğa birbirinden ayrılmaz iki kavram. Her ikisinin de insanda müthiş bir iyileştirici gücü var. The M de hem doğadan hem sanattan ilham alan bir marka. Bir hekim ve sanatsever olarak her zaman bilimsel çalışmalara sınır konulmadan bir sanatçı duyarlılığı ve yaratıcılığı ile yaklaşılması gerektiğine inandım. 



Röportaj: Mana Yıldız

mana@manayildiz.com

15