Ekim sayımız çıktı! 


Dergimizin 148. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Denizli ve Medikal Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selçuk Cemil Öztürk Quality okurlarına meme kanseri ile ilgili bilgi verdi

01.10.2021

Dünya Sağlık Örgütü tarafından, meme kanserinde erken teşhisinin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla 01-31 Ekim Ayı Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olarak belirlenmiştir.


Meme hastalıkları, özellikle de meme kanseri, dünyada ve ülkemizde gittikçe daha yaygın hale gelen sağlık sorunlarından biri haline geldi. Tedavi edilebilir bir kanser türü olan meme kanserinin tanı ve tedavi sürecine multidisipliner bir yaklaşımla bakmak gerekiyor. Bu yaklaşım sonucu, her hastanın tanı ve tedavi aşamaları konusunda ilgili doktorlar görüş birliğine vararak tedavi sürecine başlıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2004 yılından bu yana meme kanserinde erken teşhisinin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla 01-31 Ekim Ayı Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olarak belirlenmiştir. Biz de Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Denizli ve Medicana Çamlıca Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selçuk Cemil Öztürk ile meme kanserini konuştuk. 


Meme kanserinden korunmanın yolu düzenli kontrol!

 

Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Denizli, kadınlarda en sık görülen kanser türünün “meme kanseri” olduğuna dikkati geçerek, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından Aralık 2020'de yayınlanan istatistiklere göre, meme kanserinin, dünyanın en sık teşhis edilen kanseri olan akciğer kanserini geride bıraktığını söyledi. Ancak diğer yandan dünyada meme kanseri vakalarının artmasına rağmen erken tanı sayesinde ölüm oranlarında azalma görüldüğünü bunun nedeninin de farkındalığın artması olduğunu ifade etti. 




Peki biraz bahsedelim meme kanserinden, tanı ve tedavileri hakkında neler söylemek istersiniz.


Meme kanseri korkulacak değil, tedavisi olan bir durumdur. Gelişmiş cerrahi yöntemlerle hem hayatınız hem memeniz kurtarılabilir. Meme sağlığı açısından meme hastalıklarında erken tanı çok önemlidir. 

20 yaşından sonra düzenli olarak ayda 2 defa kişinin kendisi tarafından meme muayenesini yapması kendi memelerinin yapısı hakkında bilgi sahibi olması ve zaman içinde oluşacak değişikliklerin farkına vararak hekime başvurması erken tanıyı kolaylaştırması açısından büyük önem taşır. Meme Kanseri neden olur ya da diğer tabir ile risk faktörleri nelerdir dersek; meme kanserini, memenin süt bezlerinde ve üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan ve başka organlara yayılma potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşum olarak tanımlayabiliriz. Meme kanserine hangi etkenlerin neden olduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak günümüze kadar yapılan çalışmalarda, yüksek olasılık gösteren bazı faktörler belirlenmiş bulunuyor. Bazı kadınlarda genetik yatkınlık oluşturan gen mutasyonları (genlerde kansere eğilim yaratan bozukluklar) meme kanseri riskini artırırken, meme kanserinde yaşam şekliyle ilişkili değiştirilebilecek risk faktörleri şöyle sayılabilir:


Fazla kilolu ya da şişman (obez) olmak, Yeterli fiziksel aktivite yapmamak / Hiç doğum yapmamış ya da ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapmış olmak / Doğum kontrol hapı ve iğnesi kullanmak / Menopoz sonrası hormon tedavisi almak / Alkol kullanmak


Diğer yandan meme kanserinde değiştirilemeyecek risk faktörleri ise şunlardır:

Kadın olmak: Kadınlarda erkeklerden 100 kat daha fazla meme kanseri görülmektedir. Yaş almak: Yaş arttıkça meme kanseri riski artmaktadır. Belirli kalıtsal genlere sahip olmak, Ailede meme kanseri öy-küsünün olması: Birinci derece akrabalarda (anne, kız kardeş, kız çocuk) meme kanseri görülmesi, riski arttırmaktadır. Kişinin bir memesinde kanser olması: Diğer memede ve aynı memenin diğer bölgelerinde de kanser görülme riskini arttırmaktadır. Yoğun meme dokusuna sahip olmak.  Memede iyi huylu oluşumların (fibroadenom gibi) olması. Erken adet (mens) görmeye başlamak (özellikle 12 yaşından önce). Menapoza özellikle 55 yaşından sonra girmek. Göğüs bölgesine radyoterapi almış olmak




Peki meme kanserinin belirtileri nelerdir?

Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi, memede ağrısız, zamanla büyüyen bir yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesidir.  Ayrıca ele gelen yumru (kitle) olsa da olmasa da sayacağımız belirtiler de meme kanserinde görülebilmektedir. Memede ya da meme ucunda ağrı, meme derisinde kaşıntı ve yanma, meme ucunda çekilmeler, memede portakal kabuğu görünümü, meme derisinde tahriş, tek taraflı meme ucunda akıntı özellikle kanlı akıntı, koltuk altında yumru (kitle), memenin bir kısmında veya tümünde şişlik, memede şekil değişikliği, meme ya da meme ucu derisinde kızarıklık, kabuklaşma, kalınlaşma.


Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmeler olmuştur. Birçok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar, önemli ölçüde, hastalığın saptandığı safhaya göre değişmektedir. Hastalığın evresi, patolojik inceleme sonrası saptanan tümör özelliklerine göre 4 farklı şekilde tedavi edilebilir. Bunlar içinde cerrahi yöntemden bahsedecek olursak,  ameliyatla kanserli dokunun çıkarılmasıdır. Bu uygulamalar temel olarak, memenin alınmadan korunmasına yönelik olanlar ve memenin tümünün çıkartılmasına yönelik olanlar olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Meme kanseri tedavisi, günümüzde, uzmanlardan oluşan ekiplerce yapılmaktadır. Böyle bir ekip içinde cerrahi uzmanı, onkoloji uzmanı, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog, psikolog, plastik cerrah, fizyoterapist gibi tıbbın değişik dallarından bir araya gelmiş ve özellikle çalışma alanları meme kanseri üzerinde yoğunlaşmış hekimler bulunur.


********************************************************


Meme Kanseri tedavisine multidisipliner yaklaşımın olmazsa olmaz parçası Medikal Onkoloji. Bu noktada Medicana Çamlıca Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı, Uzm. Dr. Selçuk Cemil Öztürk Hocamız ile sohbetimize devam edelim. 


Meme Kanseri tedavisinin onkolojik süreci ile ilgili sizden bilgi alabilir miyiz? 

Dünya istatistikleri tüm yaş grupları göz önüne alındığında her 8 kadından birinde meme kanseri geliştiğini göstermektedir. Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre 2017 yılı için kadınlarda tüm yaş guruplarında tüm kanserlerin %25’i meme kanseri olarak belirtilmekte ve sıklığı her yüz bin kişide yaklaşık 48 kişi olarak kaydedilmektedir. Halen Sağlık Bakanlığı ülkemizde kadınlara 40-70 yaş arası 2 yılda bir defa tarama amaçlı mamografi önermektedir.  20-40 yaş arası kadınlara da 2 yılda bir ve 40-70 yaş arası yılda bir defa olmak üzere de doktor muayenesi önermektedir.

Yine ülkemiz istatistiklerine göre meme kanseri hastalarının yaklaşık %90'ı meme veya meme +koltuk altına sınırlıdır ve yalnızca yaklaşık %10'u ilk tanı anında uzak yayılım göstermektedir. Hastalığın nispeten erken evrede yakalanması,   artan ve yeni geliştirilen ilaçların da etkisi ile meme kanserinde sağ kalımlar ve hastalık tekrarındaki oranlar giderek düzelmektedir.

Ne kadar erken saptanırsa o kadar kolay tedavisi yapılmaktadır.


Her hastanın standart bir tedavisi yoktur. Hasta karşımıza geldiğinde, tümörün yerleşim yeri, tümörün patolojik özellikleri, hastanın yaşı, hastalığın evresi gibi birçok faktörü önümüze koyarız ve detaylı bir planlama yaparız. Bu planlama kişiye özgü olmaktadır.


Meme kanserini kendi içinde 4 evreye ayırıyoruz. Evre 1 ve 2 erken evre olarak, evre 3 ise ileri evre olarak tanımlanmaktadır. Vücutta yayılım varsa evre 4 olarak bahsederiz. Meme kanseri tanısı konulduğunda ilk yapılması gereken kanserin evresini belirleyebilmek için görüntüleme tomografi, MR, PET, kemik sintigrafisi gibi bir takım yöntemlerinin yapılmasıdır. Hastaya göre hangi tetkik uygunsa onları tercih etmekteyiz. Evreleme tedavi açısından çok önemlidir ve en iyi tedavi planı için gerekmektedir. Diğer yandan erken teşhis için her kadın meme muayenesini her ay kendisi yapmalı ve yılda bir mamografi çektirmelidir. Erken teşhis demek, tümörün daha erken saptanması demektir. 


Günümüzde 'kişiselleştirilmiş tıp, hastaya göre şekillendirilmiş tıp' dediğimiz yaklaşımla kişinin tümör özelliklerinin genetik – kimyasal analizlerle belirlenerek 'hedefli/akıllı ilaçlar' dediğimiz tedavilerden yararlanma oranı artmakta ve sağ kalımlar daha da uzamaktadır. Meme kanseri metastatik/yaygın hastalık evresinde olsa bile tıpkı diyabet gibi, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar kategorisine yaklaşmaktadır.


Hastalarımıza ilişkin gözlemlerimiz kimi kadınların memesinde bir kitle fark etse de farklı nedenlerle hekime gitmekte gecikme, ihmal, önemsememe yoluna gitmeleri ve hastalığın ilerleme ihtimalidir. Tüm kadınlar ayda/ iki ayda bir defa kendi kendine muayene yapmalı, en ufak şüphede hekime başvurmalarıdır.

Artan erken taramalara uyum, kendi kendine muayene, giderek hastalığın erken fark edilmesine neden olarak, meme kanseri yaşam sürelerini uzatmakta, pek çok hastada hastalık tamamen yok edilmekte ve kür sağlanabilmektedir.


Tekrar tekrar vurgulamak gerekir ki: Meme kanseri tamamen yok edilme şansı yüksek olan bir hastalıktır. Meme kanserinde cerrahi, radyoterapi, hormonal tedavi, akıllı ilaç, hedefli ilaç, immunoterapi vb. seçeneklere her gün bir yenisi eklenerek tedavi seçenekleri büyümekte, kür edici yaklaşımlar çoğalmaktadır. Meme kanserine yakalanmak, her koşulda,  sağlıklı ve uzun yıllarınız olmadığı anlamına gelmemektedir.

16