Kasım sayımız çıktı! 


Dergimizin 149. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK VE TÜRK TELEKOM E-DERGİ ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Ümit - Meral Özekici Kozakçıoğlu çifti evlerinin kapısını dergimiz Quality’ye açtı

01.09.2021

Bir tarafta Türkiye’nin en önemli fizik tedavi uzmanlarından Prof. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, diğer yanda 22 yıllık eşi ve Türkiye’nin en önemli tüp bebek uzmanlarından, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Ümit Özekici ve 20 yaşındaki oğulları geleceğin plastik cerrahlarından Mustafa Veysel Özekici. Türkiye’ye ve Türk halkına hizmet etmeyi hayatlarındaki birinci tercih olarak ortaya koyan bu güzel aile, kapılarını Quality of Magazine’e açtı. Nasıl tanıştıklarından evlilik hikayelerine dek şirin bir aile röportajı yaptık. Tabi ki; Ümit hocayla tüp bebek konusunu, Meral hocayla da fizik tedavinin önemini de konuştuk. İtalya’da tıp eğitimi alan 20 yaşındaki oğulları Mustafa Veysel de, gelecek ile ilgili planlarından aile ilişkilerine kadar düşüncelerini anlattı. Bu keyifli aile sohbeti gelin birlikte okuyalım.



Efendim öncelikle bize kapılarınızı açtığınız için çok teşekkür ederiz. İlk soru ile başlayalım. Bekarlık döneminde hayaliniz ne idi, nasıl bir evlilik hayal ediyordunuz?

Meral Kozakçıoğlu Özekici: Ben bu konuda şanslı bir insanım. Çocukluktan bu yana hayal ettiğim her şey gerçekleşti. Çocukluktan bu yana hekim olmak istiyordum. Bunun için çok uğraştım.  Ama ben çok şanslıyım, o yüzden her zaman Allah’a şükrederim. Meslek hayalim hekimliği getçekleştirdim ve çok severek yapıyorum.  

Ben erken yaşta evlenmeyi hiç düşünmedim. Okulumu bitirip ideallerimi yerine getirmek istedim. Çok iyi bir hekim olmak istiyordum. O nedenle öğrenciyken evlenmek gibi bir düşüncem yoktu. Okulu bitirdikten sonra yurt dışında ihtisasım başladı. ABD ve Avrupa’da eğitim aldım. Tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm ve Ümit hocayla karşılaştım.

Ben Ümit hocayla tanışmadan önce bende evlilik fikri olmadı. Ümit hocadan önce benim kimseyle ciddi bir arkadaşlığım olmadı. Ümit hocayla karşılaşınca da ilk ayda beynimde evlilik düşüncesi oldu. Çünkü hocam benim her düşünceme saygıyla baktı ve her düşüncemi onayladı. Bu kadın-erkek ilişkilerinde çok önemli. Bir erkek karşısındaki kadına saygı duyup her söylediğini önemsiyorsa ve ona doğru geliyorsa, o zaman bu ilişki doğru ilişki oluyor. Ümit aslında benim hayallerimdeki düşündüğüm kişiydi. Yaptığım seçimden de mutluyum. Çok şükür evlilikte de doğru seçim yaptığımı düşünüyorum.




Ümit Özekici: İnsanların hayatlarında mutlaka programlar oluyor. O programın ne zaman gerçekleşeceğine her zaman siz karar veremiyorsunuz. Bir takım  Biz Meral hocayla bir gazetenin programında tanıştık. Uzman olarak bizi çağırmışlardı. Ondan sonra tanışıklığımız, Meral hocanın açtığı yeni klinikte devam etti. Sonrasında elimde bir sıkıntı yaşadım. Meral Hocanın Kliniğe hasta olarak da gittim. Ondan sonra da olaylar gelişti ve birbirimiz için uygun olduğumuzu düşündük. Çok da iyi yapmışız. 22 senelik mutlu bir evliliğimiz ve güzel de bir oğlumuz var. O da bizim yolumuzda ilerliyor.


Fikir çatışması yaşadığınızda sorunları nasıl çözüyorsunuz?

Ümit Özekici

Meral yapı olarak çok heyecanlı ve aceleci. Ben daha ziyade susmayı ve dinlemeyi tercih ediyorum, gerektiği yerlerde eklemelerde bulunuyorum. İkimiz de konuşursak çok sorun olacak. Belki ben yaşça büyük olmanın verdiği deneyimler nedeniyle ve yapı olarak daha sabırlıyım. Dinleyip müdahale etmeyi seviyorum. Bu nedenle çok şükür hiç büyük bir sorunumuz olmadı. Bazen iş konusunda bir takım girişimler konusunda sorunlar olur ama sonunda mutlaka ikna olur.




Efendim bekarlık ayrı, evlilik ayrı bir dünya. Evlilik sizin hayatınızda neleri değiştirdi?

Meral Kozakçıoğlu Özekici

Benim bekarlıkla evlilik arasında çok büyük bir değişiklik olmadı. Ama daha özgür oldum diyebilirim. Ben babamın mesleği nedeniyle, senelerce üniversiteye korumalarla gidip geldim. Çok korumacı bir hayatım oldu. Evden hastaneye, okula ya da babamla olan davetlere giderdim. Babam İstanbul Valisi iken, babamla birlikte davetlere gitmeyi çok severdim. Ama benim diğer arkadaşlarımla gezme, eğlenme durumum bu sebeple hiç olmadı. Evlendikten sonra eşimle beraber gittik, gezdik ve bu nedenle evlendikten sonra kendimi daha özgür hissettim.


Ümit Özekici

Klasik bir sözdür ama ‘evlilikle birlikte benden çıkıyorsunuz biz oluyorsunuz.’ Egoistlik diye bir şey söz konusu olmuyor. Öncelikle eşinizi ve ileriye dönük de çocuklarınızı düşünüyorsunuz. Yaptığınız davranışlara daha çok dikkat ediyorsunuz. Çok sabırlı biriyimdir. Çok daha rahat yaşarken, birden büyük sorumluluğa geçiyorsunuz ve bunun da kendine ait bir güzelliği, zevki var. Biz bunu güzel şekilde sindirdik ve gayet de güzel oldu. Sorunlarımız hiçbir zaman yüksek sesle kavgaya varan duruma geçmedi. Ölçülü bir tartışma ve arkasından tatlıya bağlanan durumlar oldu.


Ülkemizin en önemli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarından birisiniz. Oğlunuz Mustafa Veysel’in doğumunu da siz yaptırmıştınız. Bu nasıl bir duygu ve bebeğinizi elinize aldığınızda neler hissettiniz? 

Ümit Özekici

Ben çok sayıda doğum yaptırdım. Birçok yakınımın da doğumunu ben yaptırdım. Ben herkese aynı özeni gösteriyorum ve ayrı kişiler gibi davranmıyorum. Bu rahatlıkla oğlumun doğumu da çok kolay olacak diye düşünmüştüm. Fakat Mustafa doğarken çok heyecanlandığımı o anda hissettim. Önce kafasını elimde tuttum, sonra vücut geldi. Doğumu gerçekleştiren bütün arkadaşlarım çok sevindi. O zaman da Meral hoca doğumu videoya alın demişti. Herkes ‘Maşallah’ derken ‘Çocuklar iyi görüntü verdi mi, çektiniz mi Mustafa’yı’ dedim. ‘Yok hocam biz de çok heyecanlandık unutmuşuz’ dediler. Böylelikle ilk fırçamızı yedik Meral’den. Kendine gelir gelmez çocuğun fotoğrafları, videosunu sordu. Ondan sonra çektik ama hala aklına geldikçe söyler. Ama oğlumun doğumunu yaptırmak, ilk eline alan kişi olmak tarif edilemez, çok güzel bir duygu.


Meral Kozakçıoğlu Özekici

Evet oğlumun doğumunu eşim yaptırdı. Zaten eşimden başka hiçbir hekimi düşünmedim. Evlenmeden önce de hayran olduğum son derece başarılı bir hekimdi Ümit hoca. Onun için de rahat bir şekilde doğuma gittim. Doğumdan 1 hafta sonra da işe başladım. Hiçbir problem olmayan bir doğum oldu. Anne olmanın çok özel duygularını yaşadım.




Meral Hocam, ülkemizin önde gelen fizik tedavi hekimlerinden birisiniz. Özellikle de pandemi nedeni ile çok hareketsiz bir dönem yaşadık. Fizik tedavinin önemi ve insanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Pandemide gördük ki, uzun süre evde oturmak ve hareketsiz yaşam, herkesin kaslarını zayıflatmış. Herkes bir miktar hareketsizlik ve evde oturup yemek yemekten dolayı kilo almış. Bu fazla kilo ve hareketsizlik, kas eklem ve kemik sağlığı için sakıncalı. Kireçlenmelerde, kemik erimelerinde artış var. Hareketsiz yaşam içinde muhakkak egzersiz programları yapmak gerekiyor. O nedenle pandemi döneminde biz online programlar gerçekleştirdik. Fizik tedavide en önemli olay, postür bozulmadan ileri yaşlara gitmek. Fizik tedavinin koruyucu hekimliği çok geniş. Bel ağrısı, boyun ağrısı, kireçlenme tedavileri yapıyoruz ama insanlarda 40’lı yaşların ardından iskelet sisteminde bozukluklar ortaya çıkıyor. Kamburlaşma, bacak eğrilmeleri, boy kısalmaları gibi durumlar oluyor. Fizik tedavide bunun önüne geçebiliriz. Bizim uyguladığımız medikal pilates programları, spesifik kas programları, gerek menopoz gerekse de hamilelik sonrasında karın kaslarının güçlendirilmesi. İnsanlar düzenli aralıklarla kendilerini kontrol ettirip, postürlerini korumalı. İskelet sistemi iç organların korsesi gibi. Korse güçlü olacak ki, iç organlar da ileri yaşlara giderken çalışmalarını düzenli olarak yapsınlar.


Ümit Hocam, kadın hastalıkları, doğum ve tüp bebek konusunda ülkemizin önde gelen uzmanlarındansınız. Özellikle tüp bebek konusunda neler söylersiniz ve tavsiyeleriniz ne olur?

Ümit Özekici

Türkiye’de büyük bir patlama oldu. Yılda 40 ile 60 bin arasında tüp bebek vakası var. Burada önemli olan nokta, Türk insanının çocuğa olan düşkünlüğü ve bir de Türk doktorların bu konuda büyük bir aşama kaydetmesi. Alınan bu aşamalarla fevkalade başarılı sonuçlar ortaya çıkıyor. Şu anda ABD ve Avrupa ile başa baş giden durumdayız. Bu konuyla aşağı yukarı 20 yılı aşkın süredir ilgileniyorum. Bir çığ gibi büyüyor. 

Tüp Bebek önceleri Ege Üniversitesi’nde devlete ait 1 merkezle başlamıştı. Şu anda 149 merkez var Türkiye’de. Bunun da 85 ya da 87’si İstanbul’da. 

Genelde çiftlerin yüzde 10-15’i çocuk sahibi olmak için sorun yaşıyor. Bunların da yüzde 20’si tüp bebeğe gerek duyacak durumda. Tüplerde tıkanıklık oluyor,  yumurtlama bozuktur, erkeğin spermi azdır ya da yoktur. Demek ki dünya nüfusunun da yüzde 10-15’i böyleyse, dünya nüfusunun yüzde 2’si tüp bebeğe ihtiyaç duyuyor. Artık tabular yıkıldı. Eskiden tüp bebek denildiği zaman ‘Tüpte bebek’ diye dalga geçiyorlardı. Zannediyorlardı ki, merkezlere müracaat edilince isteyene sperm, isteyene yumurta veriliyor, mavi göz isteyene mavi göz gibi konuşmalar vardı. Böyle bir şey olmadığını uzun yıllar sabırla, tüm meslektaşlarımızla insanlara anlattık. Eski önyargı yok. Bununla birlikte devlet çok önem verdi. Senede en az 2-3 kez Sağlık Bakanlığı tarafından denetleniyoruz ve sonuçlar açısından da denetleniyoruz. Sonuçlar standart altındaysa, devlet yine elini koyuyor. Yasalara uyulması konusunda son derece titizlik var. Zaman içinde devlet, varlık sahibi olmayan çiftlere gerek kendi merkezlerinde gerekse de dışarıdaki merkezlerde belirli bir ilaç ve işlem desteği veriyor. 

Bu da cazibe faktörü oluyor. Şu anda Türkiye’de her türlü vaka yapılıyor. Yumurtası az olandan, spermi ameliyatla alınana dek. Şimdi kök hücre ve PRP modellerine geçtik. Rahimde olan anormallikleri endoskopik cerrahiyle düzeltebiliyoruz. Spermi olmayana biyopsiyle sperm buluyoruz. Bir de genetik sorunu olanları, genetik ayrıştırma yöntemiyle sağlıklı bebek sahibi yapıyoruz. Daha önce özürlü çocuğu olan ya da bir takım kronik hastalığı olan bebeklerin ardından yeni kardeş yapılırken, kromozomlar ayrıştırılırken, bir önceki abla ya da abiye benzeyen bebekler yapılıyor. Ve bunların sağlıklı kan hücreleriyle abi ya da abla tedavi ediliyor. Fevkalade iyi bir konumdayız bu anlamda. 


BU MUHTEŞEM RÖPORTAJ VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN


Dergimizin 147. sayısı, 1 Eylül'den itibaren Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.


14