Eylül sayımız çıktı! 


Dergimizin 147. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Fatma Nur Uysal- Doğan Ali Doğan çifti Bodrum’daki yazlıklarının kapısını Quality için açtı

01.08.2021

Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İnşaat Grubu Başkan Yardımcısı Doğan Ali Doğan, Bodrum’daki yazlığının kapısını Quality için açtı, eşi ve çocukları ile birlikte poz verdi.


1970 li yıllarda Hacı Ali Doğan tarafından Biga’da temelleri atılan Doğanlar Holding, mobilya ile başladığı ticari hayatına perakende, inşaat, enerji sektörlerinde yatırım yaparak ülkemizin önde gelen grup şirketlerinden bir haline geldi. 


Enerji Sektöründe Biotrend, İnşaat Sektöründe Doğyap, Perakende sektöründe Troypark ve mobilya sektöründe Doğtaş, Kelebek, Kelebek Mutfak- Banyo, Lova Yatak ve RuumStore merkaları ile Türkiye’de ve Yurtdışında yatırımlarına devam ediyor. Ğlkemizin en büyük 100 grubu arasında olan Doğanlar Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve İnşaat Grubu Başkan Yardımcısı olan Doğan Ali Doğan, Bodrum’daki yazlığının kapılarını dergimiz Quality of Magazine için açtı. Eşi ve çocukları ile birlikte poz verdi. Gelin bu sıcak sohbeti birlikte okuyalım. 



 

Yıllarca arkadaş olup sonradan aşka dönüşen ilginç bir hikâyeniz var sizin, anlatır mısınız? 

Biz Fatma'yla ikimiz aynı üniversitede işletme okuyoruz ve sınıf arkadaşıyız.  Birçok ortak dersimiz vardı. Fatma da okulumuzda parlak bir öğrenciydi o dönemlerde. Bizim de 5 kişilik bir erkek arkadaş grubumuz var ders çalışıyorduk. Fatma da bizim okulu burslu kazanmış, çok parlak bir öğrenciydi, zaten okuldan 2.'likle mezun oldu. Biz de Fatma'dan bize ders çalıştırsın diye kendisinden rica ediyoruz ve onun katkısı ile sınavlara hazırlanıyoruz. Fatma da bizi kırmayıp ekip olarak çalıştırıyor. Sonrasında üniversite bitti. Bizim Fatma'yla arkadaşlığımız devam ediyor ama o dönem sadece arkadaşız, aşk yok.( Aşkımız üniversite sonrasında başladı.) 


Fatma Okulu bitirince 'Dört Büyük' (Big Four) diye anılan şirketlerden birinde işe başladı. İşe girdi diye biz de bir kutlama yaptık. Ben eğitime devam etmek için Amerika'ya gitmeden önce de çıkmaya başladık. Önce New York'a, master için de Londra'ya gittim ve orda 2 sene kaldım. Türkiye'ye döndükten sonra da aile şirketinde işe başladım ama aile şirketinde çalışmadan önce başka bir yerde de çalışmıştım fakat kısa sürmüştü. 2014'te Türkiye'ye döndükten sonra Fatma ile bütün işlerimizi yoluna koyup 2017'de de nikâh masasına oturduk.




Fatma Hanım, erekler detayları anlatmayı beceremiyor. Aşk hikayenizi senden dinlesek


ilk kim açıldı, Doğan Ali aşkını nasıl ifade etti?

Benim çok istediğim bir işti o dönem çalıştığım şirket. Arkadaşlarım da bunun için kutlama yapmak istedi. O gün de başka bir arkadaşımın bekârlığa veda partisi var ve gelinlik tacı getirmiş, duvak da var. Ben tacı dönüme koydum, Doğan geldi tacı açtı, sonra tacı yeniden önüme koydu ve 'Bir gün ben bu duvağı gerçekten açacağım.” dedi. Ben o an anladım aslında Doğan'la arkadaş değilmişiz (gülüyor) Gerçekten de o duvağı açtı ve evlendik. İki tane de evladımız var. Bu sene 4. yılımız. 


Evlenmek isterken ne hayal ediyordunuz, hayatınızda neler değişti?

Evliliğimizin iki tane güzel meyvesi oldu. Yine aynı şekilde sevgimizi, saygımızı koruyoruz. Keyifliyiz, beraber çok mutluyuz ve iki tane çok güzel çocuğumuz oldu. Evliliğimizin dördüncü yılına 4 kişilik bir aile olarak giriyoruz. İlk çocuğum dünyaya gelince işimden ayrıldım ve kendi işimi kurdum. 

 

Doğan Ali, ‘bekarlık sultanlıktır’ derler.  Sen nasıl oldu da evlilik kararı aldın? 

Aradığımı buldum ve hiç erken evlendiğimi düşünmüyorum. Hatta ve hatta iki tane çocuk sahibi olduktan sonra 'Neden daha önce çocuk sahibi olmamışım' diye düşünüyorum. Çocuklarım daha çok küçük Allah onlara uzun ömür versin bahtlarını açık etsin. Evlat sahibi olmanın mutluluğunu tarif edecek cümle kuramıyorum.




Sevgili Fatma, oğlunu yani ilk çocuğunu kucağına aldığın gün neler hissettin?

Fatma: Herkes bana anne olunca anlarsın diyordu. Bebeğimi ilk kucağıma aldığımda 'Aman Allah’ım bu artık ömür boyu benim sorumluluğumda ve benim artık kendi vücudum dışında, dışarda atan bir kalbim var' dedim. İnsan kendine mukayyet olabilir, kendi sorumluluğunu rahatça alabilir ama kendi kalbinizin dışarda olduğunu düşünsenize ne kadar müdahale edebilirsiniz? Ama muhteşem bir his Allah isteyen herkese evlat nasip etsin, inanılmaz bir duygu bu. 


BU MUHTEŞEM RÖPORTAJ VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN


Dergimizin 146. sayısı, 1 Ağustos'tan itibaren Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.

14