Mayıs sayımız çıktı! 


Dergimizin 143. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Yrd. Doç. Dr. Ömer Faik Sağun, burun estetiği ile merak edilenleri, estetik operasyonların geldiği son noktayı ve başarılarını Quality'e anlattı

01.05.2021

Pandemi nedeniyle görüşmelerimizi online olarak yapıp, kişinin istediği görüntüyü 3 boyutlu olarak gerçekleştiriyoruz. Hem hasta hem de bizim için güzel bir uygulama oldu. Pandemi bitse de bunu sürdüreceğiz. 


Burun estetiğinde ülkemizin önde gelen isimlerinden biri olan Yrd. Doç. Dr. Ömer Faik Sağun ile Ataşehir’deki kliniğinde buluştuk. Burun estetiğinden günümüzdeki muayene şartlarına,  ‘Doktor Şefkat’ adını verdiği hasta bakım merkezinden, ev halleri ve hobilerinden ev hallerine dek çok keyifli bir röportaj yaptık. Gelin birlikte okuyalım…   


Başarılarla dolu bir akademik kariyeriniz var. Kendi kliniğinize geçişiniz nasıl oldu? Bu süreci anlatır mısınız? 

Yaklaşık 30 yıldır sektörün içindeyim. Mezun olalı 30 yıl oldu. Şu anda 7 yıldır bu klinikteyim. Bunun öncesinde de 2006 yılında kurduğumuz Türkiye’nin ilk ‘Kulak Burun Boğaz ve Estetik Cerrahi Merkezi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptım. Ayrıca 2010 yılında da Türkiye’nin yurt dışındaki ilk özel Kulak Burun Boğaz ve Estetik hastanesini kurduk. Biraz da artık dinlenmek ve kendi kliniğimi kurma düşüncem vardı ve 7 yıl önce kendi kliniğimi açtım. Ataşehir’deki kendi kliniğimde hizmet vermeye devam ediyorum.  Horlama ameliyatlarında radyofrekans cihazını ilk kullanan tıp insanlarından birisiniz. 


Nedir bu cihaz, insan neden horlar ve çözümü kolay mı? 

Evet 2000 yılında radyofrekans cihazı Türkiye’ye geldiğinde, ilk kullanan doktorlardan birisi benim. Horlamanın birçok sebebi var ama cerrahi bir operasyon gerekiyorsa, damaktan kaynaklanır. Önceden damaklar genelde kesilirdi ya da lazerle yakılırdı, radyofrekansın çıkmasıyla birlikte damak içine bu dalgalar verilerek damağın küçültülerek yukarı kaldırılması sağlanmakta. Bu işlem hasta için çok kolay bir işlem. 2 ay içinde damak yukarıya çıkmakta ve hastanın horlama şikâyetinden kurtulması sağlanmaktadır. Ancak bu, cerrahi işlem gerektiren durumlarda kullanılıyor. Bazı vakalar cerrahi olayı aşmıştır ve mutlaka cihaz kullanması gerekir. Cihaz kullanması gerekmeyen hastalarda bu işlem oldukça başarılı. 20 yıldır kullanıyoruz bunu.  




Burun estetiği ameliyatlarında da ultrasonu kullanan ilk hekimlerden biri de sizsiniz galiba doğru mu? 

Doğru. Bu konuda benim bildiğim 2009 yılında ultrasonu ilk kullanan hekimlerden biri de benim. Beyin cerrahisinden esinlenmiştim. Prof. Dr. İlhan Elmacı’nın da bunda bir katkısı var. Onlar bir alet almıştı ve bu aletin bir özelliği şuydu; kemiğe dokunmuyordu, yumuşak dokuya dokununca çalışıyordu. Ama bu aletin bir başka özelliği daha vardı, o da kemiğe dokunup yumuşak dokuya dokunmuyordu. Bu özellik de bizim işimize yaradı. Burunda kemik var ve kemiğe dokununca şekil veriyor, yumuşak dokuya dokunduğunda duruyor çalışmıyordu.  2009 yılında bunu tespit ettikten sonra kullanmaya başladık. Türkiye’de 2014 gibi meşhur oldu bu alet. Bu da burun estetiği operasyonlarında çığır açtı. Dünyada da çok kullanılmaya başladı. Bizim kullandığımız birçok alet var ama bizim şimdi kullandığımız cihazımız, Fransa'da sadece burun için üretilmiş bir cihaz onu kullanıyoruz. Pandemi bizim birçok alışkanlığımızı değiştirdi. 


Bu süreç sizin tedavilerinizde neleri değiştirdi, nasıl hizmet veriyorsunuz? 

İnsanlar evlerinden çıkamaz oldular. Geçen yıl mart ayından haziran ayına kadar yasaklar oldu ve insanlar evden çıkamadı. Online olarak konser verildi, online toplantılar yapıldı. Sanal bir durum gelişti. Biz de özellikle İstanbul’da olmayan hasta grupları, doktora gelip muayene olamıyordu. Biz de şunu geliştirdik. Hastalar geldiği zaman burada 3 boyutlu bir görüntüleme yapıyorduk ve bunun üzerinden görüşüyorduk. Bunun aynısını online olarak yapmaya başladık. Hastanın İstanbul’a gelmeden 3 boyutlu görüntülemesini yapan ve şeklini oluşturan bir programımız var. Kişi İngiltere’de evinde otururken biz, 3 boyutlu görüntüsünü oluşturarak online görüşme yapıyoruz. Klinikte  yaptığımız işin aynısını  online yapıyoruz. Bu durum pandemi bitse de bizim devam edeceğimiz bir özellik haline geldi. Teknolojiyi kullanarak bir aksama yaşamadan hastalarımıza, danışanlarımıza hizmet verdik. Benimle görüşmek isteyen hastaların ‘Benim burnumun durumu ne olacak?’ gibi soruları oluyordu. Şimdi hasta gelmeden kendi gözüyle bunu görebiliyor ve doktora sorabileceği bütün soruları sorup cevabını alabiliyor. Randevusunu alıp kliniğe gelebilen hastalarımız için sorun olmadı. Ama gelemeyen hastalarımıza online hizmet vermeye devam ediyoruz.  İnsanlar birbirine doktor tavsiye ediyor. 




Estetik konusunda doktor seçiminde neye dikkat edilmeli? 

Burun estetiğinde şunu söyleyebilirim, bazı hastalar ‘Sizin ücretiniz çok pahalı’ diyor, bazı hastalar da ‘Sizin ücretiniz diğerine göre daha ucuz’ diyor. Burun estetiğinde, fiyat belirleyici değildir. Benden daha ucuza yapıp benden çok daha iyi yapan olabilir. Benden çok daha pahalıya yapıp benden kötü yapan da olabilir. Burada en güzel referans, çevrenizde ameliyat olmuş ve mutlu olan kişilerin tavsiye ettiği doktora ameliyat olun. Sosyal medyanın çok etkisi var burada. Doktorun yaptığı işlemleri görebiliyorsunuz ama yine de yanıltıcı olabiliyor. O yüzden en önemli kriter referans. Bana yurt dışından gelenlerin çoğu bu şekilde geliyor ve bu da çok güzel bir şey.   


BU MUHTEŞEM RÖPORTAJ VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN


Dergimizin 143. sayısı, 1 Mayıs'tan itibaren Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.

16