Nisan sayımız çıktı! 


Dergimizin 142. sayısı çıktı.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Gülüş tasarımı uzmanı ve estetik diş hekimi Dr. Sonay Öztan Gökhan ağız ve diş sağlığı ile çok önemli bilgileri Quality ile paylaştı

01.04.2021

İlk bakışta kişide önce dişler ve gözler dikkatimizi çeker


İçten bir gülüş, samimiyet ve özgüvenin hayatta açamayacağı kapı yoktur. Tüm bunları sağlıklı bir ağız yapısı ve güzel dişler bize sağlayabilir. Teknolojik gelişmelerle bugün diş ve ağız sağlığında her türlü işlemi en fazla birkaç gün içerisinde tamamlamak mümkün. Gülüş tasarımı uzmanı ve estetik diş hekimi Dr. Sonay Öztan Gökhan ile vücudumuzun genel sağlığını etkileyen, bize pozitif enerji veren, ağız ve diş sağlığını konuştuk.


Diş tedavisinin diğer tedavilere karşın hemen gözle görülür bir özelliği var. Güzel, temiz dişler görsel olduğu için, insanın özgüvenini yükseltiyor ve dolayısıyla gülümsetiyor. Bir diş hekimi olarak, önce şunu sormak istiyorum, güzel bir gülüş hayatta bize neler kazandırabilir?  

Araştırmalara göre güzel gülen bir kişi, aynı ortamdaki diğer kişilere göre %70-80 daha fazla ön plana çıkıyor. İlk bakışta kişide önce dişler ve gözler dikkatimizi çeker. Bir de tabii gülümseme pozitif enerjiyi çok hızlı yayar... Bu da kişinin kendine olan özgüvenini o kadar arttırır ki, bu özelliği yaptığı diğer tüm işlere yansır. İyi gülmeyen kişi, kendini daha negatif hissettiği için, suratı asık oluyor, işe alımlarda, ikili ilişkilerde, sosyal yaşamda hep arka planda kalıyor. Bu onun psikolojisini negatif yönde etkiliyor ve uzun dönemde birçok psikolojik sorun yaratıyor. Güzel bir gülümseme hayatımızı değiştirebilir.




Sağlıklı bir ağız yapısı ve güzel bir gülümsemenin kişiyi aynı zamanda daha pozitif düşünen ve hatta güzel konuşan bir insan da yapabileceğini söyleyebilir miyiz?

Tabii, gülümsemeyle vücudumuz serotonin salgılar, bu da bizi daha mutlu ve pozitif bir insan yapar. İçten gelen, gerçek bir gülümseme, hayatımızın her alanına yansır. Daha tatlı dilli, pozitif ve farklı bir kişi olur, hayatın her alanında sürekli ön planda olmak isteriz. 


Ağız sağlığımız, genel beden sağlığımıza açılan bir kapı. Bizim birçok hastalığımızı diş hekimleri, başka hastalıklara teşhis konulmadan önce buradaki belirtilerden de fark edebilir mi? 

Aslında birçok hastalığın ilk belirtisi ağızda başlıyor çünkü sindirim sisteminin başlangıcı burası. Ağızda mesela balık kokusu gibi bir koku varsa bize karaciğer, böbrek hastalıklarını, aseton kokusu diyabeti, şeker hastalığını işaret edebilir veya ağız yaraları Behçet hastalığının ilk belirtisi olabilir. Ağızdaki sert dokular boğaz, dil kanserlerinin veya tiroit hastalıklarının belirtisi olarak çıkar. Donanımlı bir diş hekimi, birçok hastalığı erken fark edebilecek bilgiye sahiptir. O yüzden periyodik diş muayenelerini sadece dişler için değil, vücudun genel sağlığı için de yaptırmak gerek. Bütünsel bir bakış diş hekimliğinde önemlidir. 





Dişlerimiz aslında canlı birer organ. Canlı oldukları için temizlik kadar iyi beslenmeye de çok ihtiyaçları var. Dişleri neyle, nasıl beslemeliyiz?

Bir sürü besin kaynağı var dişlerimiz için; A, B, C, D, E, hepsi çok faydalıdır. Diş eti bunları sarmalar. Dişleri, diş eti beslediği için, sağlıklı olması çok önemli. Özellikle büyüme çağında ya da gebelik döneminde anneler, iyi derecede D vitamini ve kalsiyum alırsa dişleri de daha sağlıklı ve güzel olur. Tabii, beslenmenin sonrasında bunların iyi bakılması gerekiyor. 



Elma, havuç ve kereviz sapı gibi çıtır ve körpe yiyecekler, ısırma sırasında dişleri ovalayıp, fırçaladığı için, diş ve diş etlerini temizliyor, aromalarıyla insanın nefesini ferahlatıyor. Besinleri sert haliyle tüketmek dişler için önemli mi? 

Çok önemli. Biz katı besinleri ısırdığımızda, bunlar hem dişlerin üzerindeki bakteri plaklarını yok ediyor, hem de içerisindeki besin maddeleri diş için faydalı. Maalesef Türk toplumunda biz katı besinler yerine, yumuşak ya da sıvı besinleri tercih eder olduk. Anneler çocuklarına yiyecekleri çok sıvı ya da lapa şeklinde yediriyor, bunlar çok yanlış. Meyveleri olduğu gibi çocuğun eline verecekler ki, onu ısırarak yesin. Çocuğun ağız ve çene gelişimi ancak bu şekilde iyi olur ve çarpıklıklar oluşmaz. Bugün gelişen toplumlarda katı besin tüketimi azaldığı için, çene de yeteri kadar gelişemiyor. Çocuklarda sürekli dişlenme 12 yaşında biter. O yüzden, özellikle 3-12 yaş arası çocukların meyve gibi sert besinleri ısırarak yemesi çok önemli.




Diş bakımıyla ilgili halk arasında bazı yanlış bilgiler de var. Mesela, diş taşları çok sık temizlenirse dişlerin dökülmesine sebep olur denir. Bunun doğrusu nedir?

İki gün dişlerimizi fırçalamazsak, besinler birikerek burada taş halini alır. Her temizlenmeyen besin mutlaka bir taşlaşma yapar. Ne kadar fırçalarsanız fırçalayın, kişi bunu kendi çıkartamaz, hekim tarafından temizlenmesi gerek. Diş taşları tabaka halinde, sanki dişi tutuyor gibi görünür ama hekim bunu temizlediğinde aslında sağlıklı doku ortaya çıkar. Bu taşlar bir mikrop tabakasıdır. Diş etlerini o kadar eritirler ki, temizlendiğinde dişler de sallanmaya başlar. Halk bu taşları dişi tuttuğu için sağlıklı zannediyor, halbuki daha kötüye götürüyor, dişi bir gün aniden düşebilir. Altı ayda bir mutlaka kontrole gitmek ve eğer varsa diş taşının mutlaka temizlenmesi lazım.



BU MUHTEŞEM RÖPORTAJ VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN


Dergimizin 142. sayısı, 1 Nisan'dan itibaren Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.


13