Kasım sayımız çıktı! 


Dergimizin 137. sayısı 1 Kasım'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

İntermed Sağlık Kontrol Merkezi’nin kurucusu, İç hastalıkları uzmanı ve Mayr Hekimi olan Dr. Hasan İnsel'den sağlıklı beslenme ile ilgili çok özel açıklamalar

01.08.2020

Meyve suyu yerine, biz meyveyi tavsiye ediyoruz Ancak tabii ki fazla değil o da yeterli miktarda.


Nişantaşı’ndaki “İntermed Sağlık Kontrol Merkezi”nin kurucusu, İç Hastalıkları Uzmanı, Mayr Hekimi ve Avrupa Önleyici Tıp ve Anti-Aging Derneği Kurucu Üyesi Dr. Hasan İnsel’in tavsiyeleri, güçlü bir bağışıklık sisteminin önem kazandığı ve‘yeni normal’ olarak tanımlanan bu dönemde çok kıymetli. Kendisiyle uzun yaşamanın sırrını, doğru yemek yeme alışkanlıklarını ve ince zevkini yansıtan Klasik Otomobil koleksiyonunu konuştuk.


MY: Siz, merkezi Avusturya’da bulunan Mayr metodunun bir hekimisiniz. Bunun bir detoks programı olduğunu biliyoruz. Mayr tarzı beslenmenin vücudumuza faydası nedir?

Ben iç hastalıkları uzmanıyım, onun üzerine Mayr hekimliği yaptım; 2,5 sene süren bir eğitim bu. Bu süre zarfında benim hayatım değişti, yani şöyle oldu; 17 kilo fazlaydım bundan önce, onlar bitti, gitti. Zaten bu detoks programına başladığınızın dördüncü ve beşinci günü, herkes birbirine bakıyor, ne kadar değiştin diye, o kadar hızlı fark ediyor. 


Nasıl bu kadar çabuk fark ediyor bu değişimler?

Evet, bu bir detoks programı, tabii az yiyorsunuz haliyle, ama asıl az yediğiniz için fark etmiyor, yemeği doğru düzgün yediğiniz için fark ediyor. Hem yiyecekleri çok karıştırmıyorsunuz, sabah kahvaltınız en güçlü yemek oluyor, öğle yemeği ondan biraz daha az, ideali bu, akşam yemeği çok hafif oluyor. Burada yiyecekleri yutmadan önce çiğnemeyi öğreniyorsunuz, Mayr kliniklerinde rahat ediyorsunuz, burada sizi güzel bir ortamda yaşatmaya çalışıyorlar. Onun için biz, bu metoda başlamak isteyenlere klinikleri tavsiye ediyoruz, evde bunu ayarlamak zor ama tabii bugün dünyanın her yerinde Mayr hekimleri var, onların muayenehanelerine gidiyorsunuz, ve bu beslenmeyi sonrasında evinizde yapıyorsunuz. 




 “MAYR HEKİMLİĞİNDE BİZ DOĞRU YEMEK YEMEYİ ÖĞRETİYORUZ”


Mayr hekimliği, doğru yemek yeme metodlarını öğretiyor. Bugün restoranlarda ya da ev davetlerinde, masalara yemeğe başlamadan evvel büyük şişeler içinde su konuluyor. Su sağlıklı ama suyu da içmenin daha doğru bir yolu var mı? 

Suyu tabi ki içmemiz lazım. Bütün sistemin doğru çalışması için, günde iki, üç litre su içilmesi lazım. Ayrıca bağırsak için de su lazım. Ama bu suyu yemekten beş, on dakika önce kesmemiz gerek. O zaman mideden boru halini alıp gidiyor. Yemek sırasında sadece yudum. Çünkü mide, yabancı cisim sayıyor çiğnemediğinizi. Bir de onu biraz sulandırırsanız, o zaman midenin kapasitesi aşağı yukarı bir bardağa geldiği zaman, mide dışarı atmaya başlıyor. Şöyle düşünün; hazmedilmemiş bir şey içine geldi, zaten mide ondan kurtulmak istiyor, bir de üstüne su bindi mi yemek yerken, acayip bir bulamaç oluyor. Mide bunu paldır küldür ince bağırsağa atıyor. İnce bağırsak bununla savaşamıyor, bununla boğuşamıyor. Hemen inflamasyon yani kızarmaya başlıyor.


O zaman özenle seçtiğimiz vitaminli gıdalar, yanlış yemek yeme alışkanlıkları yüzünden bize zarar verebilir diyebilir miyiz?

 Elbette, yanlış yemek yediğimizde, mesela birden bire size dokunmayan elma dokunmaya başlıyor. Tabii bu elmayla başlamaz ya, önce glutenle başlar, yani buğday, arpa, çavdarla başlıyor. Arkasından inek sütü, bu çok önemli, arkasından üçüncü başlayan meyve şekeri, fruktoz, çok büyük beladır. Çünkü insanın aşağı yukarı bir öğünde 20 gr kadar fruktoz hazmetme yeteneği var. Bu 20 gr. da bir orta boy elmaya denk geliyor, onun yaklaşık 15 gr. kadar olduğunu düşünürsek. Onun için aynı öğünde, on tane elmayı bir arada yerseniz zarar yapıyor.


Son zamanlarda her yerde rengarenk sebze ve meyvelerden hazırlanan sağlıklı smoothie’ler var. Vitaminlerinden en etkin şekilde faydalanabilmek için, onları nasıl içmeliyiz? Bunun da öğrenilecek bir metodu var mı?

Smoothie elbette harika bir içecek, çok faydalı. Ama onu hızlı içtiğimiz zaman, beklediğimiz faydanın çok azını görüyoruz, hatta gaz yaparak bize büyük zarar veriyor eğer bağırsaklarımızı zaten hassas yapmışsak. Onun için smoothie’yi ağzımızın içinde bir lokma çevirip içmeliyiz. Aslına bakarsanız, zaten o zaman tadı çıkıyor, biz de tadına varıp içiyoruz bunu. Burada bahsettiğimiz, sebze suyu ya da sağlıklı meyvelerden smoothie’ler. Tabii aslında meyve suyunu biz sevmiyoruz, çünkü şekeri çok oluyor. İşte o yüzden, mümkün olduğu kadar, onu yutmadan önce, hiç olmazsa ağzınızda bol çevirin diyoruz. Meyve suyu yerine, biz meyveyi seviyoruz. Ama tabii o da yeterli miktarda. İngiliz ne demiş, günde bir elma doktoru uzak tutar. On, yirmi elma dememiş.




Bizim kültürümüzde özellikle şeker ve karbonhidrat çok seviliyor. Bunları yemek yeme alışkanlığımızın“merkezine koymaktan” nasıl vazgeçebiliriz? 

  O zaten oraya yanlış bir şekilde gelmiş, dünyada şeker diye bir şey var mıymış? Yokmuş, tamamen suni bir şey. Karbonhidrat olarak da, biz tabi basit karbonhidratı sevmiyoruz. Pirinç, şeker, bunlar basit karbonhidrattır ama mesela biz bulguru seviyoruz. Tabii probleminiz varsa, bulgurdaki gluteni sevmediğimiz için bir süre buna da ara verebiliyoruz. Herkes glutensiz yesin diye de bir şey yok. O zaman zavallı insanlar vitamin eksikliğinden hasta oluyorlar. Bunların hepsi doktor kontrolünde yapılması gereken şeyler. Ben çok duyuyorum, şekerim ben gluteni kestim ne kadar iyiyim, diye. Yapmayın bunu, çünkü öbür taraftan o kişinin B Vitaminine bir bakıyorsunuz, problem var. Bunlar doktor ve diyetisyenlerin önermesi gereken şeyler. 


Sevdiğiniz kişilerden gelen tarifleri doktora danışmadan asla kendinizde uygulamayın!”


Yakın çevremizden gelen tavsiyeler üzerine de çeşitli şeyleri deneyen bir milletiz. Bunların sakıncaları neler?

Haklısınız, ben bunu çok görüyorum; insanlar komşularının tavsiye ettiği, etrafındaki arkadaşları, kuzenlerinin verdiği tarifleri yapıyor, bu bizde çok yaygın bir şey. O yüzden de çok yanlış şeyler yapılıyor. Bugün şeker yenmemesi lazım, çünkü iki kilo mikrop var ve bu mikroplar şekerden besleniyor; bu mikroplar arttıkça, gaz yapıyor ve yukarıda ağıza kadar çıkıyor. Şekerle bunlar besleniyor. Şekeri kesiyorsunuz, yemekleri birbirine çok karıştırmadan, sade besleniyorsunuz, çok çiğniyorsunuz, gaz yaptırtmıyorsunuz ve bu mikroplar ölüyor. Bir müddet sonra, o kişiye probiyotik de verebilirsiniz. Ama bunu da ancak doktor yapabilir, çünkü probiyotik de aynı antibiyotik gibi. Her probiyotiğin görevi başka. Şöyle düşünün, biri gözünüzü tamir ediyor, birisi dişçiniz, biri kulak burun boğazcınız. Size ne gerekse, ona göre yiyeceksiniz. O birinin verdiğiyle olmaz, doktor verecek buna kararı, nasıl alınacağı da önemli. Bunların hepsi, doktor ve diyetisyen kontrolünde yapılması gereken şeyler. 


Röportaj: Mana Yıldız


BU ÇOK KEYİFLİ RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN



Dergimizin 134. sayısı, 1 Ağustos'tan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında ve Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.

16