Eylül sayımız çıktı! 


Dergimizin 133. sayısı 1 Eylül'den itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Birçok alanda başarılı hizmetler veren A&S Yatırım Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Akkuş, Quality'e konuk oldu

01.08.2020

Eylül ayı sonunda Türkiye’nin en büyük, en güçlü, en önde gelen online alışveriş merkezini kurmak istiyoruz. Sadece Türkiye’yi değil, bölgedeki 1.7 milyar nüfusu hedef alacak bir site olacak. 


İnşaat, gayrimenkul geliştirme ve satış, bankacılık ve finans, yatırım danışmanlığı,  sanayi ve üretim, enerji, ihracat, turizm, medya ve iletişim gibi birçok iş dalında yatırımları bulunan A&S Yatırım Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Akkuş’la keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Pandemi sonrasında maske üretimine başlayan ve ardından dünyanın maske ihtiyacı için 4 gemi alarak bunları yüzen fabrikaya çevirerek dikkatleri çeken Uğur Akkuş, ticarete attığı ilk adımdan gelecek hedeflerine kadar birçok konuya samimi cevaplar verdi. Gelin birlikte okuyalım.



“Şirketlerimizin çoğunluğu ihracat üzerine”

A&S Yatırım Holding, 2007 benim tarafımdan A&S Yatırım Danışmanlık şirketi olarak kuruldu. Holding ise, 4 kuşaklı ticaret ile uğraşan bir ailenin 3. kuşağının ferdi olarak şirketlerin bir çatı altında toplanmasıyla meydana geldi. Aslında yeni holdingleştik, 2019 yılının başında holdingleştik. Asıl hedefimiz 2015 yılının sonlarına doğru, 2016 gibi holdingleşmekti ancak Türkiye'nin yaşamış olduğu hain darbe girişimi ve sıkıntılardan dolayı bunu 2 yıl ötelemek zorunda kaldık. A&S Yatırım Holding 3-4 kuşaktır ticaretle uğraşan bir ailenin 3. kuşak ferdinin kurduğu bir yatırım şirketidir. A&S Yatırım Holding’in kurucusu Uğur Akkuş’tur. Bünyesinde 21 şirket var, 4’ü yurt dışında, diğer 17’si Türkiye'de. Şirketlerimizin çoğunluğu ihracat üzerine. Zaten işin temeli ihracat. Bu firmanın kuruluş hikayesi, şu şekilde; baba ilk olarak 1960’larda Türkiye’ye kumaş ithalatı yapıyor. Kumaş ithalatı yapıp tüm Türkiye'ye kumaş satıyor, 60’lı yılların sonlarında ise Arabistan'a gidiyor. Anadili Arapça olduğu için Suudi Arabistan'da bu işi yapmaya yelteniyor ancak olmuyor. Daha sonra Kuveyt'e geçiyor; 70’lerin başında bir kumaş ithalat şirketi kuruyor. Hindistan'dan kumaş getirip orada çadır üreterek, çanta üreterek tüm Arap alemine - Irak'a ihraç ediyor ve oradan kazandığı tüm parayı Türkiye'ye getirerek yatırıma çeviriyor. Bu döngü 1990'a kadar devam ediyor. 90'da Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgal etmesiyle beraber Türkiye'ye dönüyor ve bu işi Türkiye'de devam ettirmeye başlıyor. Bursa'da küçük bir kumaş fabrikası kuruyor, Kapalı Çarşı'da kumaş toptancısı açıyor. İşte benim de çocukluğum hep Kapalı Çarşı’da çalışarak geçti. Bu yüzden kumaş ithalatını - ihracatını çok iyi biliyorum. Ancak ben üretim ayağında hiç olmadım. 




“İlk olarak Türkiye’ye ithalat yaptım”

Ankara’ya Bilkent'te Siyaset Bilimleri-Kamu Yönetimi okumak için gittim. 2 sene Ankara'da kaldım; 2 seneden sonra Erasmus'la yurt dışında eğitimimi devam ettirme kararı aldım ve Almanya'ya gittim. İlk sene üniversitede okurken ilk şirketimi kurdum. 2001 yılında Şemse Dış Ticaret olarak kuruldu. Almanya'dan Türkiye’ye makine ithalat eden bir firmaydı. Çünkü tüm tekstil firmalarını, tüm Türkiye'deki ticari piyasayı bildiğim için çocukluktan beri de bir tecrübeye sahip olduğumdan bu makinaları Türkiye'ye satmaya karar verdim ve üniversite eğitimime ara vererek Türkiye'ye ithalat yapmaya başladım. Bu şirket çok başarılı bir şirket oldu, ilk fuarda 70 makine sattı. Tüm piyasaya yeni makineler getirerek aslında piyasaya bir yenilik kazandırmış oldu. Daha sonra bu ticaretten almış olduğum motivasyonla beraber ithalatta olmanın ne kadar zor olduğunu gördüm ve ihracat yapmanın daha doğru olduğunu düşündüm. 


“Proje ihraç edip para ithal ettim”

Amerika'dan makine ithalatı yapmak için Amerika'ya gittim. Amerika'da üç sene kalarak, oradan Türkiye'ye makine ithalatı yaparak işi büyütmek için gittim ancak Amerika'daki yatırım piyasasına bakınca ve yatırımcıların tamamının Arap bölgesinden olduğunu görünce, yatırım işine girmeye karar verdim ve işin finans ayağında olmanın daha doğru olacağını düşündüm. Zaten çocukluktan beri üretimde olma taraftarı değildim ve her zaman satışın içerisinde oldum. Kapalı Çarşı, Laleli, Beyazıt’ta hep sıcak ticarette satış tarafında oldum. Satış tecrübem vardı. Ben Amerika'da, Körfez bölgesinden Türkiye'ye yatırım getirmeye karar verdim. O zamanlar Türkiye'de yatırım projelerini finanslamak, proje finansmanı yapmak üzerine Körfez aleminde bir yatırım şirketi kurdum. A&S Yatırım Danışmanlık Şirketi 2007 yılında Kuveyt'te bir Türk şirketi olarak kuruldu. Amacım Körfez bölgesine, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan'dan ve tüm bölgeden Türkiye'ye para ve yatırım getirmekti. Tüm bölgeden Türkiye'ye yatırım getirmek, bir nevi proje ihraç edip para ithal etmekti ve bu iş modeli o tarihlerde çok iyi başarı sağladı. Çünkü yeni bir şeydi, kimse bilmiyordu. Bu daha önce Türkiye'de yapılmamıştı; biz hep bir şeyler üretip satmışız. Ancak proje finansmanı, para ithalatı veya projelerin oluşması için gerekli olan kaynağın elimizde olduğunu fark etmemişiz. Ben bunu fark ederek bir ilki gerçekleştirdim. 





“Eğitim, gıda ve medikal ürünlere yatırım yapma kararı aldık”

A&S Yatırım Danışmanlık şirketinin peşinden on yıl içinde 12 tane şirket kurduk. Özellikle gayrimenkul geliştirme ve gayrimenkul o tarihlerde popülerdi. Şirketlerimizi gayrimenkul üzerine geliştirdik. Bir enerji şirketine yatırım yaptık ve güneş enerjisinde başarıyla devam ettik. Gayrimenkul işinde de ciddi yatırımlar, projeleri finanse ederek projenin içerisine giderek proje içerisindeki gayrimenkullerini önceden o Arap bölgesine satarak ciddi karlar ederek hızlı bir şekilde büyüdük. Ta ki 2015'e kadar. İşte bu A&S Yatırım Şirketi - A&S Holding'in temelini oluşturdu. 2016’da Türkiye'deki bu hain darbe girişiminden sonra yatırımcının Türkiye'ye gelmesi ve Türkiye'yi eskisi kadar hızlı şekilde yatırım noktası haline almaması işlerimizi 3 yıl boyunca artık durgun noktaya getirdi. İşte o zaman ben kendi şirketimi büyütüp, Türkiye'nin ihtiyacı olan sektörlerine yatırım yapmaya karar verdim. 2019'a kadar son 3 yılda birçok projeyi inceledik. Baba mesleğimiz olan ihracata yoğunlaştık. Şirketlerimizi büyüttük. Avrupa'da; Almanya, Fransa, İspanya'da ihracata yönelerek hazır giyim&tekstil ürünlerini o bölgeye ihraç edip şirketlerimizi büyüttük. Bu bağlamda perakendecilik sektörüne girdik. Türkiye'nin ilk kadın tekstil ve spor ürünleri olan ‘Ebru’ markasını kurduk. Bunun yanı sıra aynı zamanda yine mevcut olan elimizdeki gayrimenkulleri projeye çevirerek, tekrardan satışa açtık. Böylelikle 2019 sonunda 3 sektörde yatırımcılarının tekrar gözü Türkiye'ye döndü ve Türkiye kaybetmiş olduğu ekonomik kayıpları tekrardan hızlı bir şekilde topladı. Körfezdeki yatırımcıları tekrar ortak alarak yatırım yapıp büyümeye karar verdik ve 3 sektör belirledik. Bu 3 sektör eğitim, gıda ve medikal. 3 sektöre 5 yıl içinde yatırım yapıp büyümeye karar vererek Körfez bölgesinin en büyük yatırım koluyla bir ortak girişim anlaşması yaptık. Onlar da bu 5 yıl içerisinde Türkiye'ye yatırım yapma kararı verdiler. Oradaki finansmanı arkamıza alarak piyasada birçok eğitim şirketi, gıda şirketi ve medikal şirketini incelemeye aldık. Bunların içinde gıdada öncü şirketlerden biriyle anlaşma yapıp; değerlendirme sürecine başladık. İlaç sektöründe de tüm sözleşmeleri yapıp değerlendirme sürecine başladık. Tam hızlı bir şekilde yatırımları artırıp holdingimizi güçlendirip istihdam yaratmak, Türkiye'ye yatırım getirip değeri arttırma çalışmalarındayken birden pandemi patladı. 



BU ÇOK KEYİFLİ RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN



Dergimizin 134. sayısı, 1 Ağustos'tan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında ve Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.

14