Eylül sayımız çıktı! 


Dergimizin 133. sayısı 1 Eylül'den itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


DERGİMİZİ TURKCELL DERGİLİK, TÜRK TELEKOM E-DERGİ VE QUALITYOFMAGAZINE.COM ONLİNE PLATFORMLARINDAN OKUYABİLİRSİNİZ!


Keyifli okumalar!


Şifremi Unuttum
Kaydol

Hazinedar Hukuk Bürosu Yönetici Ortağı Avukat Özlem Hazinedar Türkiye’deki hukuk fakülteleri ve kişisel hedeflerini Quality'e anlattı

04.04.2020

Avukat olmanın haklı gururunu yaşatan en önemli sebeplerden biri kadın meslektaşlarımdır. Türkiye'de avukatlar arasındaki kadın oranı%45 ve diğer mesleklerdeki kadın oranından çok daha yüksek.


5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla bu ayki kapağımızın konuğu Hazinedar Hukuk Bürosu Yönetici Ortağı Avukat Özlem Hazinedar oldu. Kendisiyle çok güzel bir röportaj yapıp çok özel fotoğraflar çektik. Arabuluculuk, Türkiye’deki hukuk fakülteleri ve kişisel hedeflerini de anlatan Özlem Hazinedar, özellikle Türk kadının kat ettiği mesafeyle ilgili çok çarpıcı tespitlerde bulundu.



Bize kısaca kendinizden bahseden misiniz? Eğitim ve kariyer sürecinizi kısaca özetler misiniz? 

1971 yılında Sinop iline bağlı Ayancık ilçesinde doğdum. İlk ve ortaöğretimi Ayancık'ta, liseyi İstanbul Ataköy Lisesi'nde okudum. Akabinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1994 yılında mezun oldum. Avukatlık stajımı Ankara Barosu'nda tamamladıktan sonra, Sosyal Güvenlik Kurumu'nda kamu avukatı olarak çalışmaya başladım ve 17,5 yıl kamu avukatlığı yaptım. Çalışma hayatı devam ederken sosyal hayat ve sivil toplum örgütleriyle de her zaman iç içe oldum. Hem hemşeri dernekleri, hem meslek örgütlenmeleri hem tema bazlı vakıflarda yönetim kurulu başkanlıklarım oldu. Bunlardan birkaçı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Hukukçular Derneği,  İstanbul Fatsalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği ve Türk Kalp Vakfı’nı öncelikle sıralayabilirim. Eşimin 2014 yılında Beşiktaş Belediye Başkanı olması üzerine, kendisinin 1997 yılında kurduğu Hazinedar Hukuk Bürosu'nu devralmak üzere kamu avukatlığından istifa ettim. O günden bu yana Hazinedar Hukuk Bürosu'nda serbest avukatlık yapıyorum. Bir çocuğum var. Oğlum Yaşatan da bir hukukçu adayı. Vaktimin ve motivasyonumun önemli bir kısmını keyifle işime, oğluma, sosyal hayata ve sivil inisiyatif alabileceğim örgütlere ayırıyorum. Bunun yanında otizmi teşhis ve tedavi konusunda sosyal farkındalık çalışmalarım var. Seyahat etmeyi, yürüyüş yapmayı, folklor oynamayı, özellikle kitap okumayı ve sadece kendimle baş başa kalabildiğim zamanları çok seviyorum.




Eğitim hayatınız başladığında bir meslek hayaliniz var mıydı? Sizi avukat olmaya iten faktör ne oldu? 

Kendimi bildim bileli hep hukuk okumayı istedim ve gerçekten de başarılarla dolu ilk, orta, lise eğitim yıllarımın ardından, üniversite tercih listemde ilk sırada İstanbul Hukuk Fakültesini yazdım ve çok şükür ki keyifle geçen lisans yıllarının ardından oradan mezun oldum. O zamanlarda, hakimlik ya da savcılık, akademisyenlik ve avukatlık olmak üzere 3 temel kariyer planı çizilirdi hukukçular tarafından. Aslında hukuk fakültesinde öğrenciyken hep kürsüde (hakim) olmayı hayal etmiştim. Çünkü yakınlarım da bilir ve söyler ki hüküm vermek ve son sözü söylemek benim mizacıma daha uygun. Aklımda akademik kariyer de vardı. Ama avukatlığın bir hukukçuyu daha çok geliştirdiğinin hep farkındaydım. "Olunabilecek en iyisi olma" şeklindeki çabalarıma daha uygundu sanki bu meslek. Bunun üstüne staj sırasında önemli avukat figürler girdi hayatıma. Bu figürlerin de etkisiyle itiraz etmek, irdelemek, alternatifi araştırmak, çözüm ve argüman üretmek daha çekici geldi. Bu sebeplerle avukat olmayı seçtim ve bu meslek 25 yıldır hep öğretti ve hep katma değer üretti hayatıma ve bana.




Müvekkil ile avukat arasındaki diyalog ve denge nasıl olmalı?

Müvekkil işin sahibidir. Bir davanın kazanılması ya da yapılan işin başarıya ulaşması için, işinin detaylarını iyi bilen ve avukatını bilgi ve belge anlamında iyi besleyen bir müvekkil avukat için en büyük destektir. Davalar çok uzun sürse bile müvekkillerimizle bu süreçte iletişimimizi canlı tutmalıyız. Müvekkillerin belirli aralıklarla ve özellikle birtakım belli gelişmelerden sonra bilgilendirilmesi gerekiyor. Biz vekiliz, işin sahibi gibi davranıp dava sürecinde müvekkili işin dışında tutamayız. Ama işi sahiplenmişçesine dikkatli davranmak da bizim sorumluluğumuz. 




Mesleğinizde olmazsa olmazlarınız var mı, size başarıyı getiren şey nedir? 

Mesleğimde olmazsa olmazım disiplindir. İşimizi yaparken sürelerle yarışıyoruz. Ayrıca insanlar bize haklarını ve özgürlüklerini emanet ediyorlar. Hata yapmamak ve iyi bir takip sağlamak için disiplin olmazsa olmaz. Yapılacak işleri mutlaka ajandaya yazmak ve bunları günü gününe takip etmek gerekiyor. Disiplinden sonra en önemli olanın güncellik olduğunu düşünüyorum. Hukuk hayatla birlikte değişip dönüşüyor. Mevzuatın ve içtihatların her gün Resmi Gazete üzerinden takip edilmesi, birtakım kitaplardan ve internet üzerinden yayınlanan güncel içtihat bilgi bankalarından çok sayıda yüksek mahkeme kararlarının okunması ve doktrinin (yani akademik kaynakların) iyi takip edilmesi gerekiyor. Bunlara bir gün içinde bir düzen içerisinde saatlerimi keyifle ayırıyorum. 


RÖPORTAJIN DEVAMI VE ÇOK DAHA FAZLASI İÇİN TIKLAYIN


Dergimizin 130. sayısı, 1 Nisan'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında ve Turkcell Dergilik, Türk Telekom E-Dergi ve www.qualityofmagazine online platformlarında.


14