Kasım sayımız çıktı! 


Dergimizin 113. sayısı 1 Kasım'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


Keyifli okumalar


Şifremi Unuttum
Kaydol

Bir Cahide gecesi

Reha Arar


Bir Cahide gecesi

Kervansaray bizim gençliğimizde İstanbul’a gelen yabancı sanatçıların ve ünlü artistlerin sahne aldığı bir mekandı.

 

Kuruluş tarihinin 1949 lara dayandığını biliyoruz ilk sahibi İbrahim Bey’in Viyana’ya taşınmasından sonra bu güzel tarihi mekânı yakın zamana kadar değerli turizmci Sinan Babila işletmiş, birkaç sene evvel günün icapları malum, turizmdeki sıkıntılar nedeniyle kapanmıştı.

 

Bir müddet kapalı kalmış daha sonra İzzet Çapa burayı yeniden bir yemekli show kompleksine çevirmiştir. Yıllar sonra Kervansaray yani çocukluğumuzun gençliğimizin efsanesi böylece canlandı ve gözümün önünden yıllar bir kere daha geçti.


Cahide’ye gidip yerinize oturana kadar sizi birçok atraksiyon bekliyor. Dış kapıdaki at heykelinden salondaki Emre Yusufi’nin yarattığı Herkül duvarı konseptine, hayali mimarisi ve de Çapamarka’nın yıllardır gözbebeği hafif çılgın ve femme fatale kadın Cahide’nin yediği muzu canlandıran karakter gibi... İzzet Çapa’nın bir ifadesi Cahide’yi çok daha iyi tarif ediyor. “Tatlım burası Cahide, sıradanlıktan uzaklaş.” Hakikaten ona hak verdim, burada değişik bir dünyaya giriyorsunuz. “Sen Bihter Ziyagil’sin, büyük düşün” veya “Bir gazoz içer misin yavrum” köşeleri gibi enstantaneler mekâna renk katıyor.


Salona girdiğimde devasa boyutta avizeler muhteşem sütunlar insanın hemen gözüne çarpıyor. Çok eski dostum, arkadaşım, başarılı işletmeci Gülsüm Sami’nin Burak Kılıç ile değdirdikleri sihirli kılıç kapıdan yemeğin son noktasına kadar her etapta hissediliyor.

Show 21.30’da başlıyor ve iki saat sonra yerini müziğe bırakıyor. Siz ise bir anda yemeğimi mi yiyeyim show’a mı bakayım şaşırıyorsunuz.

 

Başlangıçlarda acı biberli humus, rezeneli ve taze hardallı patates, köz patlıcanlı kısır, labneli tabule, buğdaylı semizotu, domatesli mantarlı pilav ve çiğ köfteyi sayabilirim. Ara sıcaklarda sebzeli köfte ve patatesli mantı böreği değişik tatlar. Ana yemeklerde ise muhteşem bir beğendili tandır, tercih etmeyenler için ise firik pilavlı tavuk ızgara mevcut. Tabi ki tatlıları da enteresan buldum. Şef Erhan İldeş nutellalı karamelli muhallebi sarması ve çikolatalı irmik yapmıştı o akşam ve her ikisi de nefisti.

 

Cahide, İzzet Çapa’nın bana göre ustalık eseri olmuş. Eskiden çok severek gittiğim Longtable’dan sonra en çok beğendiğim dekorasyon buradaki oldu. Özellikle özel toplantılar ve bekarlığa veda geceleri için çok tercih edilen son derece başarılı bir mekan yaratılmış.

214
11