Aralık sayımız çıktı! 


Dergimizin 114. sayısı 1 Aralık'tan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


Keyifli okumalar


Şifremi Unuttum
Kaydol

Rol çalmak karma yaratır

Sinem Yıldırım


Rol çalmak karma yaratır

Hepinize merhaba,


Geçen hafta Hakan Akkaya' nın defilesine davetli idim. Sevgili Hakan eskiden beri çok beğenerek takip ettiğim, başarılarıyla her daim gurur duyduğum bir arkadaşımdır. Her defilesinde  Hakan Akkaya' nın yurt dışında da çok başarılı ve tanınmış biri olma olasılığının yüksekliğini hep görmüşümdür. Gelelim o geceye;


Marie Antoniette Collection isimli defilenin yine çok etkileyici olacağı seçtiği mekandan bile ilk anda tahmin edilebiliyordu.




Hasköy yün iplik fabrikasının saydam dilimli naylon girişinden itibaren her yer ve tüm koridor kıpkırmızı bir ışıkla ve sisle doldurulmuştu. Duvara projekte edilen ismi konukların daha girer girmez fotoğraf çektikleri bir köşe olmuştu bile. Daha sonra geçilen kırmızı halılı bölüm ise basınla doluydu. Defile başlayana kadar beklediğimiz alanda çeşitli kokteyller servis ediliyordu, ışık ve ses showları ise bekleyenlerin daha defile başlamadan güzel zaman geçirmelerini sağlıyordu. 


Sonra biz defile başlamadan salona alındık ve yerlerimize oturtulduk. Hakan misafirlerle tek tek ilgileniyordu içeride. Bir kaç dakika kendisiyle sohbet ettim, öyle heyecanlıydı ki...


Sonra koyu karanlık, parlayan ışık ve defile başladı, bir başladı, pir başladı. 


Müzikleriyle, kareografisiyle, tasarımların uniqliği ve şaşasıyla, mankenlerin podyuma hakimiyetiyle, tasarımların rengi olan siyah ve kırmızının çarpıcılığı, ışık ve ateş görselleri ile 700 parçalık etkileyici koleksiyon 600 davetli tarafından ayakta alkışlandı. Manken Sayın Muhammed Eymen Şahin yarattığı farkındalık ve muhteşem geçişiyle gönüllerde taht kurdu. Defilenin iki ayrı podyumu ve tasarımların olağanüstü farklılığı bir an aklıma Jean Paul Gaultier' i getirdi. Özellikle saçlar ve makyaj, aksesuarlar her detayıyla Hakan Akkaya' nın tek tek ilgi ve emeğiyle ortaya çıkmış muhteşem eserlerdi.


Hakan Akkaya, Hazal Özkan


Defileler bir kaç dakikada biter. 70  parçalık dev koleksiyon ve teatral showlar nedeniyle  çok daha uzun sürdü Hakan Akkaya defilesi. Ama buna rağmen inanın hiç bitmesin istedim.


Her saniyesinden üzerinde aylarca çalışılmış, onlarca kişinin gündüzlü geceli emeği olan, gözlüğünden, makyajına, kumaşından, dikişine, transportundan, ışığına, ses düzeninden koreografına, mankenlerin provalarından, davetiyelerine, sunumundan ikramlarına ve sayamadığım ve hepsinin ötesinde başta ailesi olmak üzere kendisinin haftalar ve hatta aylar süren emeği, çabası, bütün enerjisi, uykusuz geceleri, heyecanı, stresine kadar her şeyiyle herkes ve hepsi defilenin sonunda en büyük alkışı hak ettiler. Bize de düşen kendisinin tüm emeğinin sonunda podyuma çıkıp herkesin alkışını, saygısını, takdirini, hayranlığını, ilgisini ve tüm bakışlarını o anlık dakikalarda yaşamasına izin vermek ve onu ayakta alkışlamaktı. Zira kendisi ülkemizi yurt dışında da temsil eden bir modacımız aynı zamanda. İnsana ve emeğe saygı da  bunu gerektirir. 


Defile sonrası herkesin konuştuğu konu aynıydı ve konuştuğum herkes defileye aşık olmuştu adeta. 





Çok susamıştım ama sayısız içecek ikramı varken tek bir şişe su ikram edilmiyor olması ve hatta defalarca istememe rağmen orada hiç su bulunmaması ise bana defilenin Marie Antoinette konseptine uygun geldi zira kendisi ekmek yoksa pasta yesinler diyen kişiydi. Bu nedenle insanlarında bu defilede su yoksa kokteyl içmeleri defilenin adıyla uyumluydu. 


Tebrikler Hakan Akkaya, bizim alkışladığımız kişi gecenin sahibi ve emektarı olarak sendin, ekibindi, ailendi ve emeği geçenlerdi. Bu başarıların artarak daim olsun. 


Hepinize sevgiler.


209
16