Kasım sayımız çıktı! 


Dergimizin 113. sayısı 1 Kasım'dan itibaren D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi gibi seçkin satış noktalarında.


Keyifli okumalar


Şifremi Unuttum
Kaydol

Birileri geleceğimizi çalıyor

İLYAS HAYRİ


Birileri geleceğimizi çalıyor

Birileri geleceğimizden çalıyor...


Son günlerde beynimizi, ruhumuzu, kalbimizi meşgul eden çocuk istismarı ve ölüm vakaları tüm Türkiye'yi yasa boğarken, ellerimiz kollarımız bağlı çaresizce haberlerdeki gelişmeleri izlemek de acımızı dağlar oldu.


İnsanın elinden bir şey gelmemesi belki de en çok içimizi acıtan.


Eğitim, kültür, cezai yaptırımların yetersizliği, hukuktaki eksikler, vicdani eksikler, birbirinden uzaklaşan insanlar ve insani duygular vb.... Bir çok neden var altta yatan elbet.


Eylül, Leyla ve yüzlercesi acımasızca katledildi. Masum, ışıl ışıl gözleriyle korkunç şeylere tanıklık ettiler. 


Hasta beyinlerin, sapık ruhların, psikopat ellerin kurbanı oluyorlar. Sadece yavrular değil, kadınlarımız, masum hayvancıklar hepsi... 


Kolay değil elbet bu canileri tespit etmek. Hiç kolay değil. Ama kimse anne karnından psikopat bir cani olarak çıkmıyor sonuçta. 


Başta ailenin cehaleti ki bu da bizi eğitimin büyük eksiklerine götürüyor. Eğitimsiz bir çevrede ve baskı altında büyüyen çocuklar, yaşları ilerledikçe olumsuz yönde gelişmeler gösteriyorlar doğal olarak. 


Halen ülkemizin bir çok yerinde ensest ilişkiler, tacizler ve tecavüzler had safhalarda. Ve malesef olayların meydana geldiği çevrelerde genelde üstünü örtmek, örtbas etmek, genç yaşta evlendirmek gibi eylemlerle çözüm aranıyor bu vahim meselelere. O insan benzerlerinde maalesef bu düşünceler baş göstermiyor hiç. Kadın, çocuk önemsiz kavramlar oluyor. 


Nasıl çözülür tam olarak bilemiyorum bu meseleler. Ama öncelikle eğitim düzeltilmeli. Ardından da çok sağlam cezai yaptırımlar uygulanmalı. Öyle cezalar olmalı ki bunu görenler içlerindeki canavarla mücadele etmek zorunda kalsınlar korkularından. Hasta ruhları tespit edemesek de en azından sindirmeyi başarmalıyız. Aileler çocuklarına küçüklükten aşılamalı insanların ne kadar da kötü olabileceklerini. Hiç hoş bir cümle olmasa da bu paranoyayı yarattılar bizlerde. 


Bir de her eve giren davetsiz misafirimiz televizyonlar ve yüzlerce özel kanala bazı sınırlandırmalar getirilmeli. İnsanlar karpuz seçer gibi eş, koca, sevgili seçmemeli reyting uğruna, reklam payından büyük pastayı kapmak için senaryolara tecavüzler, ensest ilişkiler, garip aşk ilişkileri iliştirilmemeli, haber bültenlerinde bangır bangır haberleri duyurup 2 gün geçtikten sonra üzeri kapatılmamalı önemli olayların, üzerine gidilmeli ki devlet yetkilileri de gitsin üzerine. Reyting insanlık getirmez, insalık size reytingi getirir.


Duyarsız kalamayan sanatçılar seslerini daha da duyurmalı, sosyal medyada tuttukları parti için birbirlerini boğazlama seviyelerine gelen klavye delikanlıları da bir çatı altında toplanıp tepkilerini dile getirmeliler. Ne kadar çok ses çıkarsa müdahaleler o kadar erken olur. Çığlık atmaktan korkmayalım!!!!


Umarım en kısa sürede bu olayların önüne geçecek önlemler alınır.


Gençlere, çocuklara, bebeklere emanet ettiğimiz GELECEĞİMİZİ lütfen elimizden çalmayın, ÇALDIRMAYIN!


Çaldırmayın ki Eylül, Leyla ve yüzlercesinin ruhu bir an önce huzur bulsun!

193
9